RE/MAX Extra ile Sürekli Zirvede!
Gayrimenkul sektörü, sadece barınma ihtiyacını karşılayan bir alan olmanın ötesinde, Türkiye ekonomisinin lokomotifi ve en güvenilir yatırım limanı olma özelliğini 2025 yılında da sürdürüyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, değişen kredi politikaları ve küresel gelişmeler, oyunun kurallarını bir miktar değiştirdi. 2025 yılına girdiğimiz şu günlerde, hem alıcılar hem de satıcılar için piyasayı okumak her zamankinden daha karmaşık bir hal aldı. “Fiyatlar düşecek mi, şimdi ev almak mantıklı mı yoksa beklemeli miyim?” soruları herkesin aklında. Remax Extra ailesi olarak, sahadaki aktif tecrübemiz ve verilere dayalı analizlerimizle, 2025 yılında gayrimenkul trendlerini ve konut fiyatlarını şekillendiren temel faktörleri sizler için derinlemesine inceledik.
2025 yılı gayrimenkul piyasasını en derinden etkileyen faktörlerin başında şüphesiz ki para politikaları ve konut kredisi faiz oranları geliyor. Sıkılaşan para politikalarının bir sonucu olarak bankaların kredi musluklarını kısması ve faiz oranlarını yüksek tutması, alım gücünü doğrudan etkileyen bir bariyer oluşturdu. Önceki yıllarda düşük faizli uzun vadeli kredilerle ev sahibi olmak daha erişilebilirken, 2025 yılında “nakit gücü” olan yatırımcının dönemi başlamış durumda.
Krediye erişimin zorlaşması, talep tarafında bir miktar daralmaya yol açsa da, bu durum fiyatların sert bir şekilde düşeceği anlamına gelmiyor. Çünkü kredili satışların azalması, piyasada bir durgunluk yaratsa da, satıcıların fiyat kırma konusundaki direnci devam ediyor. Özellikle orta ve alt gelir grubu için konut edinimi zorlaşırken, bu durum kiralık konut talebinde patlamaya neden oluyor. Dolayısıyla satış piyasasındaki durgunluk, kira çarpanlarını ve yatırımın geri dönüş sürelerini (amortisman) yeniden hesaplamamıza neden oluyor. Yatırımcılar artık sadece değer artışına değil, aylık kira getirisine de odaklanıyor.
Konut fiyatlarını belirleyen en temel matematik, arz ve talep dengesidir. Ancak 2025 yılında bu denklemin “arz” tarafında ciddi maliyet baskıları görmekteyiz. Demir, çimento, enerji ve işçilik maliyetlerindeki küresel ve yerel artışlar, yeni konut üretiminin maliyetini yukarı çekmeye devam ediyor. Bir müteahhidin 2025 yılında sıfırdan bir bina inşa etmesi, iki yıl öncesine göre katbekat daha maliyetli.
Maliyet enflasyonu, “taban fiyat” dediğimiz bir kavramı güçlendiriyor. Yani bir konutun maliyeti belliyken, satış fiyatının bunun altına düşmesi ticari olarak mümkün değildir. Bu durum, ikinci el konut piyasasını da yukarı itiyor. Sıfır konut fiyatları maliyetler nedeniyle yükseldiğinde, alıcılar rotayı ikinci ele çeviriyor ve artan talep, ikinci el konutların da fiyatını yukarı çekiyor. Ayrıca, maliyetler nedeniyle birçok inşaat firmasının yeni proje başlatmakta çekimser kalması, piyasada “yeni konut arzının azalması” sorununu doğuruyor. Arzın kısıtlı, ihtiyacın ise sürekli olduğu bir ortamda fiyatların gerilemesini beklemek, ne yazık ki ekonomik gerçeklerle örtüşmüyor.

Ülkemizin bir deprem kuşağında yer alması ve geçmişte yaşanan acı tecrübeler, 2025 yılında konut tercihlerindeki en belirleyici kriterin “güvenlik” olmasını sağladı. Artık bir evin manzarası veya mutfak dolaplarının renginden önce, zemin etüdü, kullanılan beton kalitesi ve bina yaşı sorgulanıyor. Bu bilinç değişimi, fiyat makasının açılmasına neden oldu.
2025 trendlerinde, deprem yönetmeliğine uygun, zemin iyileştirmesi yapılmış, yeni ve tünel kalıp sistemiyle inşa edilmiş binaların fiyatları, emsallerine göre çok daha yüksek bir prim yapıyor. Eski ve riskli yapı stokunda ise fiyat artışları daha sınırlı kalıyor veya yerinde sayıyor. Kentsel dönüşüm bölgelerindeki hareketlilik, hem arsa fiyatlarını hem de yenilenen binalardaki daire fiyatlarını etkiliyor. İnsanlar artık sadece bir ev değil, “hayatlarını güvence altına alacakları bir kale” satın almak istiyorlar. Bu psikolojik faktör, yeni binaların değerini korumasındaki en büyük etkenlerden biri.
Konut fiyatlarını etkileyen bir diğer önemli faktör ise demografik hareketliliktir. Büyükşehirlerdeki yaşam maliyetinin artması, uzaktan çalışma modelinin kalıcı hale gelmesi ve daha sakin bir yaşam arayışı, talebin bir kısmını metropollerden çevre illere veya daha butik yerleşim yerlerine kaydırdı. Ancak buna rağmen, büyükşehirler hala eğitim, sağlık ve iş olanakları nedeniyle cazibe merkezi olmaya devam ediyor.
Yabancı yatırımcıların ilgisi, belirli bölgelerde fiyatları domine etmeye devam etse de, 2025 yılında yerli alıcının konut tercihleri daha ön planda. Özellikle çekirdek ailelerin küçülmesi, 1+1 ve 2+1 dairelere olan talebi canlı tutarken, geniş aileler için 3+1 ve üzeri dairelerin arzındaki azlık, bu tip konutlarda fiyatların daha agresif artmasına neden oluyor.
Tüm bu karmaşık değişkenlerin ortasında, gayrimenkul alım satımı yapmak profesyonel bir rehberlik gerektirir. 2025 yılında “evimi ne kadara satabilirim?” veya “bu fiyata ev almak mantıklı mı?” sorularının cevabı, internetteki ilanlara bakarak bulunamaz. İlan sitelerindeki fiyatlar genellikle satıcıların “istediği” fiyatlardır, “gerçekleşen” satış fiyatları ise piyasanın gerçek verileridir. İşte Remax Extra olarak farkımız burada ortaya çıkıyor.
Remax Extra, bölgenin en güçlü veri altyapısına ve pazar bilgisine sahip ofisi olarak, mülkünüzün gerçek değerini belirlemede size net bir yol haritası sunar. Alım satım süreçlerinde, sadece bir aracı değil, aynı zamanda bir finansal danışman gibi hareket ediyoruz. Satıcılar için; mülkünüzü doğru fiyatla pazara sunarak, aylarca beklemeden, enflasyon karşısında paranız erimeden en iyi sürede satış işlemini gerçekleştiriyoruz. Etkin pazarlama ağımız ve geniş müşteri portföyümüz sayesinde, alıcı ve satıcıyı en doğru zeminde buluşturuyoruz.
Alıcılar için ise; bütçenize ve yaşam standartlarınıza en uygun, hukuki ve teknik altyapısı sorunsuz, gelecekte değer kazanma potansiyeli yüksek gayrimenkulleri sizin için seçiyoruz. Krediye erişimin zor olduğu bu dönemde, alternatif ödeme planları, takas seçenekleri veya fırsat niteliğindeki portföylerle ev sahibi olmanızı kolaylaştırıyoruz.
2025 yılı gayrimenkul piyasası, “fırsatların yılı” olarak tanımlanabilir. Ancak bu fırsatlar, herkesin gördüğü yerlerde değil, doğru analiz edilen bölgelerde ve doğru fiyatlanmış mülklerde saklıdır. Enflasyonist bir ortamda nakitte beklemek, satın alma gücünün günden güne erimesine neden olabilir. Tarihsel veriler gösteriyor ki, gayrimenkul uzun vadede her zaman kazandıran bir yatırım aracı olmuştur.
Fiyatları etkileyen maliyetler, arz sorunu ve güvenli konut ihtiyacı göz önüne alındığında, gayrimenkul fiyatlarında nominal bir düşüş beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Bu nedenle, ihtiyacınızı karşılayan veya yatırım hedeflerinize uyan bir mülk bulduğunuzda, Remax Extra güvencesiyle harekete geçmek, 2025 yılında verebileceğiniz en doğru karar olacaktır. Profesyonel ekibimiz, karmaşık piyasa koşullarında sizin için en güvenli liman olmaya hazırdır. Unutmayın, en iyi zaman, doğru gayrimenkulü bulduğunuz zamandır.
Stay ahead in a rapidly world. Subscribe to Prysm Insights,our monthly look at the critical issues facing global business.