RE/MAX Extra ile Sürekli Zirvede!

0212 671 77 78
info@remaxextra.com.tr

DASK Teminat Limiti Hakkında Bilinmesi Gereken Her Şey: Kapsam, Hesaplama ve Güncelleme Rehberi

Türkiye, coğrafi konumu gereği aktif fay hatları üzerinde yer alan bir ülke olduğundan, deprem gerçeğiyle yaşamak ve buna uygun finansal tedbirleri almak hayati bir zorunluluktur. Bu tedbirlerin başında, halk arasında yaygın olarak bilinen adıyla Zorunlu Deprem Sigortası gelmektedir. Ancak, çoğu mülk sahibi poliçesini yalnızca elektrik veya su aboneliği açtırmak ya da tapu işlemlerini tamamlamak için bir prosedür olarak görme eğilimindedir. Oysa ki olası bir afet durumunda, yılların birikimi olan evinizi yeniden inşa edebilmeniz için en büyük güvenceniz bu poliçede yazan rakamlardır. İşte bu noktada karşımıza “DASK Teminat Limiti” kavramı çıkar. Peki, bu limit neyi ifade eder, nasıl belirlenir ve evinizin gerçek değerini karşılamaya yeter mi? Bu yazımızda, sigorta bedelinin teknik detaylarından, özel konut sigortalarıyla olan ilişkisine kadar tüm süreci mercek altına alıyoruz.

Yeniden İnşa Bedeli ile Piyasa Değeri Arasındaki Kritik Fark

Mülk sahiplerinin en sık düştüğü yanılgıların başında, DASK poliçesinde yazan bedelin, evlerinin satış fiyatıyla aynı olmasını beklemektir. Ancak sistemin çalışma prensibi bu şekilde kurgulanmamıştır. Afet Sigortaları Kurumu tarafından sunulan güvence, evinizin “konum değerini”, “manzarasını” veya “arsa payını” kapsamaz. Sigorta sisteminin buradaki temel amacı, binanız yıkıldığında onu tekrar inşa etmek için gereken beton, demir, işçilik ve malzeme giderlerini karşılamaktır.

Örneğin, şehrin en işlek caddesinde yer alan bir daire ile şehrin kırsalında yer alan aynı büyüklükteki ve aynı yapı kalitesindeki bir dairenin piyasa satış fiyatları arasında uçurumlar olabilir. Biri 10 milyon TL iken diğeri 2 milyon TL olabilir. Ancak her iki bina da yıkıldığında, o binaları tekrar yapmak için harcanacak tuğla ve çimento maliyeti birbirine çok yakındır. İşte DASK, tam olarak bu “yapım masrafını” üstlenir. Devlet, bütçe yükünü paylaşmak ve vatandaşın barınma ihtiyacını garanti altına almak adına, her yıl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine dayanarak metrekare başına düşen bir inşaat maliyeti belirler. Ödenecek maksimum tazminat tutarı da bu teknik verilere göre sınırlandırılır.

Standart Güvence ve Tamamlayıcı Çözümler: Konut Sigortası Ayrımı

Zorunlu Deprem Sigortası, adından da anlaşılacağı üzere herkesin sisteme dahil olmasını sağlayan, tabana yayılmış standart bir koruma kalkanıdır. Ancak lüks bir rezidansta oturan biri ile standart bir apartman dairesinde yaşayan biri için sunulan metrekare birim maliyetleri devlet nezdinde benzer hesaplanır. Eğer evinizin yeniden yapım maliyeti, DASK’ın o yıl için belirlediği “Azami Teminat Tutarı”nın üzerindeyse, devletin sunduğu limitin üzerinde kalan hasar sizin sorumluluğunuzda kalır.

Bu boşluğu doldurmak için devreye özel sigorta şirketlerinin sunduğu “Konut Sigortası” girer. DASK ve konut sigortası arasındaki ilişkiyi, temel ve bina gibi düşünebilirsiniz. DASK temeli oluşturur ve zorunlu kısmı (limitlere kadar olanı) öder. Konut sigortası ise “İhtiyari Deprem Teminatı” adı verilen ek madde ile DASK’ın limitinin bittiği yerden başlar ve evin gerçek maliyetine kadar olan kısmı tamamlar. Ayrıca DASK, sadece binanın iskeletini (duvarlar, tavan, taban vb.) korurken; özel sigortalar evinizin içindeki mobilyaları, elektronik eşyaları, hatta afet sonrası taşınma masraflarınızı ve enkaz kaldırma giderlerinizi de kapsama alanına alır. Dolayısıyla tam bir finansal koruma için iki sigorta türünün birbirini tamamlaması şarttır.

Teminat Tutarının Hesaplanmasındaki Matematik

Poliçenizde gördüğünüz o nihai rakamın nasıl ortaya çıktığını anlamak, doğru bir risk yönetimi için önemlidir. Hesaplama aslında oldukça şeffaf bir formüle dayanır. Öncelikle binanın yapı tarzı tespit edilir. Taşıyıcı sistemin betonarme karkas olması ile yığma kargir olması, maliyet çarpanlarını doğrudan değiştirir. Çünkü betonarme bir yapıyı yeniden inşa etmenin maliyeti ile yığma bir yapının maliyeti teknik olarak farklıdır.

Bu yapı tarzına göre devlet tarafından her yıl ilan edilen metrekare birim fiyatı, evinizin brüt yüzölçümü ile çarpılır. Burada kritik nokta, dairenin metrekaresinin doğru bilinmesidir. Tapuda yazan brüt alan veya varsa ekspertiz raporundaki ölçümler esas alınır. Formül basittir: (Dairenin Brüt Metrekaresi) x (Yapı Tarzına Göre Belirlenen Birim Maliyet) = DASK Sigorta Bedeli. Eğer bu çarpım sonucu ortaya çıkan rakam, kurumun o yıl için belirlediği tavan limitin üzerindeyse, poliçede sadece o tavan limit yazar. Üstü için az önce bahsettiğimiz gibi ek poliçelere yönelmek gerekir.

Sigorta Bedelini Değiştiren Değişkenler

Poliçedeki teminat tutarını ve ödeyeceğiniz prim miktarını etkileyen faktörleri birbirinden ayırmak gerekir. Zira her faktör teminat limitini değiştirmez.

  1. Yapı Türü ve Malzeme: Binanın iskelet yapısı, teminatın belirlenmesindeki en büyük etkendir. Çelik, betonarme veya ahşap/yığma yapılar için belirlenen maliyetler farklı olduğu için, aynı büyüklükteki iki farklı yapı türünün alacağı tazminat limiti de farklı olacaktır.
  2. Binanın Yaşı: Binanın ne zaman inşa edildiği, genellikle teminat limitini (ödenecek parayı) doğrudan değiştiren bir unsur değildir. Ancak binanın yaşı, risk analizinde ve ödenecek primin hesaplanmasında rol oynar. 2000 yılı öncesi ve sonrası yönetmelikler farklı olduğu için sigorta şirketleri risk algısını buna göre şekillendirir.
  3. Lokasyon ve Risk Bölgesi: En çok karıştırılan husus budur. Evinizin İstanbul’da veya deprem riskinin az olduğu Konya’da olması, “Yeniden İnşa Maliyeti”ni yani teminat limitini teknik olarak değiştirmez. Çünkü bir torba çimentonun ve işçiliğin maliyeti ülke genelinde ortalama bir standarda sahiptir. Ancak lokasyon, “Ödeyeceğiniz Primi” doğrudan etkiler. Riskli bölgedeyseniz, deprem olma ihtimali yüksek olduğu için daha yüksek prim ödersiniz, ancak eviniz yıkıldığında alacağınız metrekare başı ödeme (teminat), risksiz bölgedekiyle aynı tarife üzerinden hesaplanır.
  4. Metrekare Bilgisi: Hesaplamanın ana çarpanı olduğu için, beyan edilen yüzölçümü doğrudan teminatı belirler. Yanlış beyan, yanlış teminat demektir.

Teminat Limitlerini Yönetmek: Yükseltme ve Düzeltme İşlemleri

Peki, poliçenizdeki rakamın evinizi yeniden yaptırmaya yetmeyeceğini düşünüyorsanız ne yapmalısınız? DASK, standart bir kamu hizmeti olduğu için belirlenen tavan limitlerin üzerine keyfi olarak çıkılamaz. Eğer eviniz çok lüks, özel malzemelerle yapılmış ve devletin belirlediği metrekare maliyetinin çok üzerinde bir değere sahipse, “Aşkın Değer” durumu oluşur. Bu durumda yapmanız gereken tek şey, aradaki farkı kapatacak özel bir konut sigortası poliçesi satın almaktır. Bu poliçe, DASK limitinin üzerinde kalan tüm inşai riskleri üstlenir.

Diğer yandan, bazen sehven yapılan hatalar sonucu evinizin metrekaresi olduğundan büyük gösterilmiş olabilir. Bu durumda gereksiz yere yüksek prim ödemiş olursunuz ve hasar anında eksperler evin gerçek ölçüsünü tespit ettiğinde, poliçede yazan yüksek rakamı değil, gerçek ölçünün karşılığını alırsınız. Bu tip hataları düzeltmek için “Zeyilname” adı verilen düzenleme işlemi yapılır. Tapu veya resmi belediye belgeleriyle sigorta acentenize başvurarak, metrekaresini ve dolayısıyla teminat limitinizi gerçek değerine (aşağıya) çekebilirsiniz. Ancak burada dikkatli olunmalıdır; daha az prim ödemek için metrekaresini bilerek düşük göstermek “Eksik Sigorta” riskini doğurur. Hasar anında tazminatınız, eksik bildirdiğiniz oranda kesintiye uğrar.

Enflasyonist Ortamda Güncellemenin Önemi

İnşaat sektörü, enflasyondan ve döviz kurlarından en hızlı etkilenen sektörlerin başında gelir. Demir, çimento ve enerji maliyetleri yıl içinde defalarca değişebilir. Bu nedenle DASK teminat limitleri her yıl, bazen yıl içinde ara dönemlerde güncellenir. Eğer sizin poliçeniz yılın başında yapılmışsa ve yıl ortasında inşaat maliyetleri %50 artmışsa, poliçenizdeki rakam evinizi yeniden yaptırmak için yetersiz kalacaktır.

Bu finansal riski yönetmek için poliçenizin “vade yenileme” dönemini beklemeden, açıklanan yeni zamlı tarifelere göre güncellenmesi gerekir. Bu, aktif bir risk yönetimi stratejisidir. Tıpkı birikimlerinizi enflasyona karşı korumak için altına veya dövize yatırım yapmanız gibi, evinizin güvencesini de inşaat maliyet endekslerine karşı korumalısınız. Aksi takdirde, olası bir deprem sonrası alacağınız tazminat, binanın sadece kabasını bitirmeye yetebilir ve geri kalanı için kendi cebinizden (öz sermayenizden) harcama yapmak zorunda kalabilirsiniz.

Ayrıca konut kredisi kullanarak ev sahibi olanlar için bankalar, kredinin teminatı olarak gördükleri evin sigorta bedelinin güncel olmasını şart koşar. Banka, verdiği borcu garanti altına almak için DASK poliçesindeki limitin, evin inşai değerini karşıladığından emin olmak ister. Bu süreçte hem kredi faiz oranlarını hem de sigorta maliyetlerini doğru analiz etmek, ev alım sürecindeki toplam maliyeti optimize etmenizi sağlar.

Özetle, Zorunlu Deprem Sigortası statik bir evrak değil, dinamik bir finansal sözleşmedir. Poliçenizde yazan rakamları, evinizin bugünkü yapım maliyetleriyle kıyaslayın. Eğer arada bir uçurum varsa, ya poliçenizi güncelletin ya da tamamlayıcı bir konut sigortası ile huzurunuzu garanti altına alın. Unutmayın, deprem önlenemez ancak finansal sonuçları yönetilebilir.

Stay ahead in a rapidly world. Subscribe to Prysm Insights,our monthly look at the critical issues facing global business.