RE/MAX Extra ile Sürekli Zirvede!
İstanbul, yedi tepesi, boğaz manzarası ve bitmeyen enerjisiyle dünyanın en büyüleyici şehirlerinden biri olduğu kadar, gayrimenkul piyasasının da en karmaşık ve hareketli olduğu metropollerin başında gelir. Bu şehirde bir ev sahibi olmak, sadece bir barınma ihtiyacını karşılamak değil, aynı zamanda geleceğe yönelik ciddi bir yatırımdır. Ancak bu büyük rüya, doğru adımlar atılmadığında ve sürecin inceliklerine hakim olunmadığında, yıllarca sürecek bir pişmanlığa, hatta maddi bir yıkıma dönüşebilir. Binlerce seçeneğin, yüzlerce farklı lokasyonun ve değişken fiyatların olduğu bu piyasada hata yapma payı ne yazık ki oldukça yüksektir. Remax Extra olarak, yıllardır sahada edindiğimiz tecrübeler ışığında, İstanbul’da ev alırken yapılan en kritik hataları ve bu hatalardan kaçınmanın yollarını sizler için derledik.
İstanbul’da yaşamanın en büyük zorluğu kuşkusuz trafiktir. Ev alırken yapılan en yaygın ve en can yakıcı hata, evin fiziksel özelliklerine aşık olup lokasyonu ikinci plana atmaktır. Boğaz manzaralı, geniş teraslı ya da çok şık bir site içerisindeki daire sizi büyüleyebilir. Ancak iş yerinize, çocuklarınızın okuluna ya da sosyal hayatınızın aktığı merkezlere olan uzaklığı hesaba katmazsanız, bu rüya ev kısa sürede bir hapishaneye dönüşebilir.
İstanbul’da mesafe kilometre ile değil, dakika ile ölçülür. Harita üzerinde yakın görünen bir mesafe, iş çıkış saatinde saatlerce sürebilir. Bu nedenle ev bakarken metro, metrobüs, marmaray veya vapur iskelelerine olan yakınlık hayati önem taşır. “Arabam var, ulaşım sorun değil” düşüncesi İstanbul için geçerli bir savunma değildir. Gelecekte o evi satmak veya kiralamak istediğinizde de en büyük değer belirleyici unsurun ulaşım ağlarına yakınlık olacağını unutmamalısınız. Sadece evin içine değil, evin size kazandıracağı veya kaybettireceği zamana da yatırım yaptığınızı aklınızdan çıkarmayın.
İstanbul bir deprem şehridir ve bu gerçekle yüzleşmeden yapılan her gayrimenkul yatırımı eksiktir. Özellikle 1999 öncesi yapılan binaların büyük bir kısmı, güncel deprem yönetmeliklerine uygun değildir. Ev alırken yapılan en büyük ihmallerden biri, binanın zemin etüdünü ve sağlamlık raporlarını sorgulamamaktır. Sadece dış cephesi yenilenmiş, boyanmış veya mantolama yapılmış binalar, alıcıları yanıltabilir. Makyajlı bir dış görünüş, binanın statiğinin sağlam olduğu anlamına gelmez.
Bütçe kısıtlamaları nedeniyle eski binalara yönelmek anlaşılabilir bir durumdur ancak burada “Kentsel Dönüşüm” faktörünü de hesaba katmak gerekir. Satın alacağınız ev kentsel dönüşüm kapsamına girdiğinde karşılaşacağınız maliyetleri, sürecin ne kadar süreceğini ve bu süreçte nerede barınacağınızı önceden planlamalısınız. Remax Extra olarak müşterilerimize her zaman, özellikle 2000 yılı sonrası ve denetimi yapılmış yapıları önceliklendirmelerini, eski bir yapı alacaklarsa da binanın risk analiz raporlarını mutlaka incelemelerini tavsiye ediyoruz.
Beğendiğiniz evin tapusu sandığınız kadar temiz olmayabilir. İstanbul piyasasında sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, “Kat İrtifakı” ve “Kat Mülkiyeti” kavramlarının karıştırılmasıdır. İskanı (yapı kullanım izin belgesi) alınmamış bir bina, yasal olarak hala inşaat aşamasında görünüyor olabilir. Bu durum, elektrik ve su aboneliklerinde daha yüksek tarifelerden fatura ödemenize neden olabileceği gibi, ileride kredi kullanımında veya satış aşamasında ciddi sorunlar yaratabilir.
Daha da önemlisi, tapu üzerinde ipotek, haciz veya şerh gibi kısıtlamaların olup olmadığını kontrol etmemektir. Satıcı size “borç benim, satıştan sonra kapatacağım” dese bile, bu riskli bir kumardır. Tapu devri sırasında sürprizlerle karşılaşmamak için Tapu Müdürlüğü’nden güncel takyidat belgesinin alınması ve uzman bir gözle incelenmesi şarttır. Hisseli tapular, miras sorunları olan mülkler veya arsa payı uyumsuzlukları, İstanbul’da ev alırken en çok baş ağrıtan hukuki konulardır.
Ev almak sadece satış bedelini ödemekten ibaret değildir. Alıcıların en sık düştüğü hatalardan biri, tüm birikimlerini veya kredi limitlerini evin satış fiyatına göre ayarlayıp, ek masrafları hesaplamamalarıdır. Türkiye’de gayrimenkul alım satımlarında, satış bedeli üzerinden %4 oranında tapu harcı ödenir. Bu bedel yasal olarak alıcı ve satıcı arasında paylaşılsa da, piyasa genelinde genellikle alıcıya yansıtılır.

Bunun yanı sıra emlakçı hizmet bedeli, döner sermaye harcı, olası tadilat masrafları, abonelik ücretleri, taşınma giderleri ve eğer kredi kullanıldıysa dosya masrafları ile hayat sigortası gibi kalemler, bütçenizi ciddi oranda sarsabilir. Ayrıca, özellikle markalı konut projelerinde veya rezidanslarda aidatların çok yüksek olabileceğini unutmamak gerekir. Satın almayı düşündüğünüz evin aylık sabit giderlerini (aidat, ısınma, ortak alan bakımı vb.) öğrenmeden imza atmak, sonrasında bütçenizde her ay büyük bir delik açılmasına neden olabilir.
İstanbul sürekli gelişen ve genişleyen bir şehirdir. Bugün çok merkezi olmayan bir bölge, beş yıl sonra metro hattının gelmesiyle şehrin en değerli lokasyonlarından biri olabilir. Ya da tam tersi, plansız yapılaşmanın olduğu bir bölge, zamanla değer kaybedebilir veya yaşam kalitesi düşebilir. Yatırımcıların yaptığı hata, sadece bugünkü duruma odaklanıp geleceği öngörmemektir.
Bölgedeki imar planları, yapılması planlanan büyük projeler (hastane, üniversite, ulaşım aksları), nüfus artış hızı ve demografik yapı, o evin gelecekteki değerini belirler. Sadece “ucuz” olduğu için gelişime kapalı, sosyal donatıları eksik ve güvenlik sorunları olan bölgelerden ev almak, uzun vadede zarar etmenize neden olabilir. İyi bir gayrimenkul yatırımı, sadece bugünü değil, yarını da satın almaktır.
Ev almak son derece duygusal bir süreçtir. İçeri girdiğinizde hissettiğiniz o “yuva” sıcaklığı, mantıklı düşünmenizin önüne geçebilir. Manzaraya, mutfak dolaplarının rengine veya salonun genişliğine odaklanıp, evin tesisat sorunlarını, güneş alıp almadığını, ses yalıtımını veya komşuluk ilişkilerini göz ardı edebilirsiniz. Duygusal bağ kurduğunuz bir ev için değerinin üzerinde ödeme yapma eğiliminde olabilirsiniz.
Ayrıca, satıcı ile yapılan pazarlıklarda profesyonel olmamak da sık yapılan bir hatadır. Piyasa analizi yapmadan, emsal dairelerin fiyatlarını araştırmadan masaya oturmak, maddi kayıpla sonuçlanır. Satıcının talep ettiği fiyat her zaman evin gerçek değeri değildir. Doğru bir değerleme yapmak, evin artılarını ve eksilerini objektif bir şekilde teraziye koymak gerekir.
Belki de tüm bu hataların temelinde yatan en büyük yanılgı, “komisyon ödememek” adına süreci tek başına yönetmeye çalışmaktır. İstanbul gibi devasa ve karmaşık bir pazarda, doğru evi bulmak, hukuki süreçleri takip etmek, pazarlık yapmak ve güvenli bir para transferi sağlamak, uzmanlık gerektiren işlerdir. İnternet ilanları arasında kaybolmak, yanlış bilgilerle donatılmak ve dolandırıcıların hedefi olmak, bireysel alıcılar için ciddi risklerdir.
İşte tam bu noktada Remax Extra olarak biz devreye giriyoruz. Gayrimenkul alım satım hizmetimiz, sadece size kapı açıp ev göstermekten ibaret değildir. Biz, sizin bütçenize, yaşam tarzınıza ve yatırım hedeflerinize en uygun gayrimenkulü bulmak için detaylı bir piyasa analizi yaparız. Bölge uzmanı danışmanlarımız, ilgilendiğiniz evin tapu durumundan deprem riskine, ulaşım avantajlarından gerçek piyasa değerine kadar her detayını sizin adınıza inceler.
Remax Extra ile çalışmak, size zaman kazandırır ve stresinizi alır. Hukuki süreçlerde yanınızda olarak, “acaba dolandırılır mıyım?” korkusu yaşamadan, güvenle imza atmanızı sağlarız. Pazarlık masasında sizin menfaatlerinizi koruyan profesyonel bir müzakereci olarak yer alırız. Bizim için başarı, sadece bir satışı kapatmak değil, müşterilerimizin yıllarca huzurla oturacağı, değerine değer katan bir yuvaya kavuşmasını sağlamaktır.
İstanbul’da ev almak, hayatınızın en büyük finansal kararlarından biridir. Bu kararı verirken şansa değil, bilgiye ve tecrübeye güvenin. Hataların bedelinin milyonlarca lirayla ölçüldüğü bu piyasada, Remax Extra’nın kurumsal güvencesi ve uzman kadrosuyla hareket etmek, yapacağınız en doğru yatırım hamlesi olacaktır. Hayalinizdeki eve, kâbus yaşamadan ulaşmanız dileğiyle.
Stay ahead in a rapidly world. Subscribe to Prysm Insights,our monthly look at the critical issues facing global business.